12 Aralık 2017 Salı

SPERM VE YUMURTANIN BİRLEŞMESİ (DÖLLENME)


DÖLLENME (FERTİLİZASYON, KONSEPSİYON)
Yumurta hücresi:
Yumurta hücreleri doğumdan itibaren kadın vücudunda yumurtalıklarda bulunur ancak yumurtlama (ovulasyon) olayı gerçekleşmez. Yumurtlama yani ovulasyon olayının gerçekleşmesi ergenlik dönemine geçiş ile 10 yaş civarında başlar ve bu dönemden sonra kadın yumurtalıklarından her ay bir yumurta hücresi salınır. Bu salınma sayesinde hem gebelik mümkün hale gelir hem de her ay adet kanaması görülebilir.
Her adet döneminden sonra kadın yumurtalıklarında bulunan binlerce immatür yumurta hücrelerinden birisi olgunlaşmaya başlar, matür ovaryan fülikül halini alır. Bu olgunlaşan fülkül içerisindeki yumurta hücresi (oosit, ovum) yumurtlama döneminde folikül kesesinin çatlamasıyla yumurtalıktan sılarıya salınır. Bütün bu aşamaların gerçekleşemsinde bazı hormonlar rol alır.

Sperm:
Erkek vücudunda testislerde üretilen sperm hücreleri, epididim ve seminal veziküllerden gelen sıvılar ile birlikte ilişki sonrasında dışarıya atılır buna ejakülasyon denir.

gebelik oluşumu, döllenme
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Sperm ve yumurta hücresinin birleşmesi (Döllenme):
Yumurtlama döneminde yumurtalıktan salınan yumurta hücresi (oosit) tüplerin uç kısmındaki fimbria denilen tüyümsü yapılarca tutulur ve tüp içersine alınır. Bu şekilde yumurt aahücresinin döllenme ve rahim içerisine ilerleme yolculuğu başlamış olur. Cinsel ilişki sonrasında vajine içerisine dökülen sperm hücreleri de buradan rahim içerisine ve tüp (tuba) içerisine ilerlemeye başlar. Sperm ve yumurta hücresinin tüp içerisinde birleşmesi yani döllenmesi sonrası oluşan yeni tek hücreye zigot adı verilir. Zigot bölünerek rahim içerisine doğru ilerler, rahim içerisine yapışarak yerleşir ve burada da bölünmeye devam ederek ebriyoyu, fetusu (yani bebeği) oluşturur.

Tuba uterine = tuba = Halk arasında bu organa tüp denir : Rahim ve yumurtalıklar arasında uzanan boru şeklinde ince uzun organdır. Yumurta hücresinin yumurtalıktan rahime ulaşmasını sağlar. Kadın üreme organları hakkında ayrıtılı bilgiye buraya tıklayarakulaşabilirsiniz.

Sperm ve yumurta hücresi nerede birleşir?
Sperm ve yumurtanın birleşmesi yani döllenme (konsepsiyon, fertilizasyon) tüplerin içerisinde gerçekleşir. Döllenme sıklıkla tüplerin ampulla denilen geniş bölgesinde meydana gelir.

Sperm ve yumurta hücresinin döllenme öncesi ve sonrasındaki hareketleri hakkında bazı bilgiler:
- Ovulasyon yani yumurtlama gerçekleştikten sonra yumurta hücresinin tüp içerisine geçmesi 2-3 dakika alır.
- Zigot (sperm ve yumurtanın birleşmesinden oluşan hücre) tüp içerisinde ortalama 3 gün kalır, bu esnada rahim (uterus) içeirisne doğru ilerler. Yani yumurtlama olayından 3 gün sonra zigot (artık adı blastokist'tir) rahim içerisinde olur.
- Zigot rahim içerisine doğru bölünerek ilerlediği için içerisinde boşluk içeren bir hücre topluluğu halini alır buna blastokist adı verilir. Blastokist rahim içerisine vardıktan ortalama 3 gün (2-4 gün arası) sonra rahim içerisine yapışır, buna implantasyon denir.
- Yani toplamda yumurta hücresi salındıktan sonra döllenme, tüp içerisinde rahime doğru ilerleme ve rahim duvarına yerleşme aşamalarında 6 günlük bir süre geçer.
- Bu nedenle kanda B-HCG denilen gebelik hormonunun tespit edilmesi yumurtlamadan sonra en erken 6. günde mümkün olur hatta çoğunlukla yumurtlamadan 8-10 gün sonra tespit edilebilir.
- Rahim içerisinde blastokistin yerleştiği yer çoğunlukla rahim arka duvarının üst kısmında orta hatta yer alır.
- Tüpte sperm ve yumurtanın birleşmesinden oluşan zigot hücresi rahim içerisine gelinceye kadar 8 hücreli top şeklinde bir yapı haline gelir buna morula denir. Morula rahim duvarına yerleşemden önce çoğalmaya devam eder ve 50-200 hücre içeren içerisi boşluklu bir yapı haline gelir, buna blastokist denir.

Yumurta hücresi ne kadar süre yaşayabilir?
Yumurta hücresi kadın vücudunda yumurtalıktan salındıktan sonra ortalama 1 gün (24 saat) yaşayabilir.

Sperm hücresi ne kadar süre yaşayabilir?
- Sperm hücresi ilişki sonrası kadın vajinasına ulaştıktan sonra ortalama 3 gün (en fazla 5 gün) yaşayabilir. Bu nedenle yumurtlama olmadan 3 gün önce gerçekleşen bir ilişki bile gebelik oluşmasına sebep olabilir. Ancak yumurta hücresi en fazla bir gün yaşayabildiği için yumurtlamanın üzerinden 1 günden fazla süre geçtiğinde ilişki olsa ve sperm olsa dahi hamilelik oluşamayacaktır.

Alttaki videoda yukarıda anlatılan döllenme (fertilizasyon) aşamaları animasyon şeklinde gösterilmektedir. Sperm hücrelerinden sadece bir tanesi ile yumurtalıktan salınan yumurta hücresi tubanın ampulla bölgesinde (tüpte) buluşmaktadır. Burada birleştikten sonra çoğalarak rahim içerisine ilerlemektedir ve rahim içerisine yerleşmektedir:

GEBELİĞİN OLUŞUMU (HAMİLELİK OLUŞUMU)

GEBELİK OLUŞMASI İÇİN NELER GEREKLİDİR?

Erkekte normal sayıda ve özellikte sperm üretimi,
Sperm kanallarının açık ve yeterli fonksiyonu,
Kadında yumurta hücresi üretimi,
Kadında yumurtayı ileten tüplerin açık olması,
Yumurtlama günlerinde cinsel ilişki,
Sperm ve yumurtanın buluşması ve döllenme,
Döllenmiş yumurtanın yerleşmesine uygun rahim fonksiyonu,
Döllenmiş yumurtanın, rahme yerleşip embriyo ve fetus (cenin) halini alışı,
Gelişimini tamamlamış bebeğin doğumu.


SPERM ÜRETİMİ
Erkek üreme hücresi olan sperm testislerde üretilmektedir. Üretim kadınlardakinden farklı olarak buluğ çağında başlayıp hayatın sonuna kadar devam eder. Keza kadın periyodunda ayda bir kez yumurtlama (ovulasyon) ile bir adet (nadiren birkaç) yumurta hücresi (ovum) oluşmasına rağmen, erkekte sperm üretimi süreklidir.
Doğumda erkek yumurtalarında sperm üretecek ana sperm hücreleri (spermatogonium) bulunur. Ergenliğe kadar bu hücreler sessizce beklerler. Ergenlikte beyinden salgılanan hormonların (FSH, LH) artışı ile yumurta içindeki ana sperm hücrelerinde bölünme başlar. Oluşan yeni hücreler de çeşitli bölünme, gelişme ve farklılaşma aşamalarından geçerek sperm haline gelirler.
Testislerde dakikada yaklaşık 50-200 bin adet sperm üretilir. Testislerin içindeki kanallarda oluşan spermler epididim adı verilen kanal sistemi içine girerler. Burada da olgunlaşmaya devam eden spermler, epididimin kuyruk kısmına geldiklerinde bağımsız hareket kabiliyeti kazanmış olurlar. Bir sperm hücresinin gelişimini tamamlayıp olgun hale gelişi yaklaşık 70 gün sürmektedir.
Sperm, 5-7 mikron boyunda, 3-4 mikron eninde, armut şeklinde baş, 2-3 mikron boyunda boyun ve 40-45 mikron uzunluğunda kuyruk kısımlarından oluşmaktadır.
Spermin Dışarı Çıkışı
Cinsel uyarılma olduğunda sperm hücreleri, meni keseciklerinin ve prostatın salgıları, arka idrar yolu ve boşaltma kanallarında birikmeye başlarlar. Birikim için, prostat içindeki idrar kanalının mesane tarafındaki üst kısmı ve prostatın alt tarafındaki alt kısmı sfinkter sistemi (büzücü mekanizma) tarafından kapalı tutulur. Bu sayede biriken sıvılar mesaneye ve idrar yolundan dışarıya kaçmaz. Biriken sıvıya meni adı verilir.
Cinsel uyarılma doruk noktasına ulaştığında, boşalma refleksi denen olay başlar. Mesane tarafındaki iç sfinkter kapalı kalırken, dış sfinkter açılır. Aynı anda, idrar yolu üzerindeki ve boşaltma kanallarındaki kaslar, hızlı ve ritmik olarak kasılırlar. Bu kasılmalarla beraber meni, fışkırır tarzda birkaç hamle ile idrar deliğinden dışarı atılır.

YUMURTA HÜCRESİ ÜRETİMİ
Anne karnındaki ceninin bel kemiğinin her iki yanındaki dokular, ceninin kromozom yapısı dişi ise yumurtalık şeklinde farklılaşmaya başlar. Farklılaşan yumurtalıkta gebeliğin 6. haftasında yumurtanın ana hücreleri (oogonia) belirginleşir. 20. haftaya kadar ana yumurta hücreleri bölünerek çoğalır. Daha sonra, 46 kromozomlu(gen) bu hücreler kromozom sayısını yarıya indirecek bölünme aşamasına girerler. Gebeliğin 7 ve 9. aylar arasında oluşan bu bölünme tamamlanmaz. Bölünme aşamasında kalan bu hücreler oosit adını alırlar. Etrafı bir hücre tabakasıyla çevrilen oositler, yumurtalıkta sessizce beklemeye başlarlar. Bunların sayısı belirlidir ve daha sonra değişmez. Yani kadın yumurtalığı, erkektekinin aksine belli sayıda üreme hücresine sahiptir.
Doğumdan ergenliğe kadar, yumurtalıkta değişmeden bekleyen oositler, ergenlikten sonra gelişerek olgun yumurta hücresi haline geleceklerdir. Ancak, bunların %99’u çeşitli nedenlerle yok olurken, sadece %1 kadarı gelişerek yumurta hücresine dönüşmektedir. 


YUMURTLAMA (OVULASYON)
Kadın periyodunun yaklaşık 14. gününde beynin hipofiz(beyin orta kısmında hormon salgılayan bölge) bölgesinden salgılanan hormonlardan LH’nin miktarı, aniden artar. Müteakiben olgun follikülün zarı çatlayarak yumurta hücresi serbest kalır. Bu olaya yumurtlama adı verilmektedir.

Yumurtalıkta, yumurta hücresinin gelişmesi sırasında, östrojen ve progesteron adlı hormonlar üretilmektedir. Yumurtlamadan önceki periyodun ilk döneminde östrojen, yumurtlamadan sonraki ikinci dönemde progesteron adlı hormon rahim içindeki dokuların, döllenmiş yumurtanın yuvalanmasına uygun hale gelmesini sağlar. Aksi halde döllenmiş yumurta rahme yuvalanmayacak ve düşük olacaktır.

DÖLLENME 
Döllenme, erkek üreme hücresi sperm ile dişi üreme hücresi yumurtanın buluşup spermin, yumurta içine girmesi halidir. Bu olay, kadın tüplerinden birisinin içinde gerçekleşir.
Cinsel ilişkide, boşalmadan sonra meni içerisindeki spermler, hızla serviks denen rahmin boyun kısmından içeri girerler. Spermler buradan rahmin içerisinde yukarıya doğru ilerleyerek, tüplerin içerisine girer ve burada da ilerlemeye devam ederler.
Yumurta hücresi, kadın yumurtalığından serbest bırakıldıktan sonra karın boşluğunun alt kısmına düşer. Düştüğü yer, tüplerin eldiven parmağı gibi uzantıları olan serbest ucuna yakındır. Yumurta hücresi, tüpün uzantıları tarafından tüpün içine alınır. Yumurta hücresi tüpün içinde rahim tarafına doğru yavaşça iletilir. Bu sırada tüp içine kadar ulaşmış sperm hücresi varsa, döllenme için buluşma gerçekleşmiş olur.
Sperm ile yumurta hücresinin buluşmasından sonra sperm, baş kısmındaki eritici enzimlerle yumurtanın zarlarını delerek içine girer. Bir sperm yumurta içine girdikten sonra yumurta zarının özelliğini değiştirerek başka spermlerin yumurta içine girmesine müsaade etmez.

GEBELİK
Döllenmeden sonra, döllenmiş yumurta (zigot) yaklaşık 30 saat, dıştan tespit edilebilir bir değişiklik olmaksızın sessiz kalır. Bu sırada erkek ve dişiden gelen kromozomlar birleşmiş, yeni canlının kromozomları oluşmuştur. Rahim tüplerinin içinde gerçekleşen döllenmeden sonra, zigot tüpün içinde rahime doğru ilerler. Rahme ulaşması 3-5 gün sürer. Bu aşamalarda zigot, bölünerek çoğalır. Hücre sayısı 2, 4, 8, 16... olarak artar. Yuvalanma aşamasındaki zigot, bir boşluğu çevrelemiş, tek tabaka halinde dizilmiş hücrelerden oluşur. Bu hücre topluluğunun bir tarafındaki hücreler sayıca ve tabaka olarak daha fazla gelişir. Bu bölge rahime yapışma bölgesidir. Bu aşamadaki yeni canlıya embriyo adı verilmektedir.
Yuvalanma döllenmeden sonra 5-8’ inci günlerde başlar, 9-10’ uncu günlerde tamamlanmış olur. Yani kadının adetine daha 4-5 gün varken, döllenme ve yuvalanma işlemi tamamlanmıştır. Kadın, adetinin olmaması ile gebeliğini fark ettiğinde, embriyo yaklaşık 15-20 günlük olmuştur.
Embriyo, rahme yuvalandıktan sonra hızla gelişmesine devam eder. Döllenmeden sonra, ikinci aya kadar olan döneme, embriyo dönemi denilmektedir. Daha sonra fetüs adını alan yeni canlı, doğuma kadar gelişimini devam ettirir.
Gelişen ceninde anormalliklerin çoğu ilk 12 haftada oluşur. Bu nedenle anne ilaç, aşı, zararlı kimyasal maddeler, virüs ve bazı enfeksiyonlar ile radyasyon ve benzeri zarar verici tüm etkenlerden kaçınmalıdır.
Anne karnındaki cenin, plasenta adı verilen (bebeğin eşi) yapıya göbek bağı ile bağlıdır. Plasenta da, rahme yapışıktır. Plasentada, anne kanı ile bebek kanı birbirlerine karışmaksızın besin ve çeşitli maddelerin alışverişi olur. Bu yolla cenin, besinlerini anneden alırken, artıklarını anneye verir. Plasenta, bazı hormon, kimyasal madde, mikroorganizma ve küçük molekülleri geçirgendir. Bu nedenle annenin karşılaştığı bazı zararlı etkenler çocuğu da etkiler. Örneğin, annenin sigara kullanması ve alkol alması direkt çocuğu etkiler. Keza, üzüntülerinde açığa çıkan hormonları, plasentadan geçerek cenini olumsuz yönde etkiler.